Editörden

Editörden

Cilt/Sayı

2017 28. cilt – 3. sayı – Din Sosyoloji

Yazar

Prof.Dr. İhsan TOKER

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Din Sosyolojisi AD, Ankara, Türkiye


1980’lerden bu yana Türkiye’nin akademik hayatında, alanında haklı bir şöhrete mazhar olagelen İslâmî Araştırmalar Dergisi, bu sayısında da -geçmişteki bir takım örneklerde olduğu üzere- dosya halinde okuyucularının karşısına çıkmaktadır. Daha önce kişiler (Ebu Hanife, Gazali, Fazlur Rahman, İzutsu) ve temalar (kadın, modernleşme, insan hakları vs.) ile ilgili özel sayıların yanında alanlarla ilgili (Kur’an, Tefsir, Hadis ve Sünnet, Kelam ve Din Psikolojisi) dosyaların da yayınlanmış olduğu ilgililerin malumudur. İşbu sayısı ile de din sosyolojisi, dergide ilk defa bir dosya konusu olarak yer almış olacaktır.

Modernleşme ve sekülerleşme olgularıyla ilgili olarak müşahade olunan tecrübi yanlışlamalar son otuz yıl içerisinde din ile ilgili bilimsel bakışların ister istemez eleştirilmesi, gözden geçirilmesi ve yeniden ele alınmasını zorunlu kılmış görünmektedir. Bu da yukarıdaki süreçlere karşı dinselleşme (desecularization) olarak da çerçevelendirilebilecek yeni bir olgusal durumu ortaya çıkartmaktadır. Bunun anlamı, sosyolojide uzun bir süre ihmale uğrayan din olgusunun, kendisini yeni incelemeler ve bakış açıları için dayatıyor olduğudur. Bu, sekülerliğin kendisine özgü bir istisnailik taşıdığı, Avrupa için olduğu kadar dünyada hissedilir şiddette bir laik kurumlaşma ve tartışma örneği olan Türkiye için de meydan okuyucu bir durumdur. Daha önce müsellem haldeki dinin önem kaybı teması, bugün dünyadaki din araştırmalarının durumuyla yerini yeni paradigmalara bırakmak durumunda kalmıştır.

Türkiye’de din sosyolojisi çalışmaları geçen yüzyılın başlarına kadar uzanmakla birlikte bu alanın son dönemlerde daha öne çıkmaya ve bu arada da kurumsallaşmaya başladığı görülmektedir. Dini araştırma alanlarının dışında dine sosyolojik yaklaşımların yer yer ciddi düzeylerde varlığından bahsedilir olmakla beraber, ilahiyat alanında başlardan itibaren yer alan din sosyolojisi faaliyetleri bugün bu alandaki canlılığın da temelini oluşturmuştur. Aslında ilahiyat dışındaki araştırma ve eğitim faaliyetlerinde din sosyolojisi konusunda belirgin bir görmezden gelişin mevcudiyeti de malumdur.

Bu bakımdan kuşkusuz Türkiye’de din sosyolojisi -bir disiplin olarak- daha çok ilahiyatlar çerçevesinde teşekkül etmekte ve tartışılmaktadır. Bu durum muvacehesinde belirtmek gerekir ki, bu özel sayı biz ilahiyatçıların katkıları çerçevesinde şekillenmiştir. Ancak dosya metinlerini inceleyecek bir ehli insaf kitle kabul edecektir ki, buradaki yaklaşım ve ele alış biçimleri asla kendisine özgü -namı diğeriyle, ayrıksı- bir sosyoloji değildir. Ele alınan konular elbette din ile ilişkili olanlardır; ama ele alınış biçimleri kesin bir şekilde ‘sosyolojik’tir.

Bu ön hatırlatmalardan sonra özel sayının münderacatını kısaca takdim edecek olursam; dosyada -tam tasarladığım gibi olmamışsa da- öncelikli hedefim, dengeli -ama daha çok da sistematik- bir konu dağılımı idi. Bu bakımdan çağdaş din sosyolojisinde özel bir yer taşıyan çerçeve yazılar hedeflendi. Bunların bir kısmı süreçler ve kurumlarla ilgiliydi; ‘Sekülerleşmenin Kuramsal Sosyolojik Serüveni’, ‘Küreselleşme ve Din’, ‘Postmodern Dünyada Din’ ve ‘Sosyolojik Açıdan Din-İktisat İlişkisi’ baş- lıklı makaleler bunun mahsulü oldular. Din kavramlaştırması ve dinin grupsal tezahürleri konusunda ‘Dindarlık Algısının Açmazları’ ve ‘Tarikat-Cemaat Dindarlığı’ özel sayıya katkı sağladılar.

İslam ve sosyoloji ilişkisi bilindiği gibi biraz muhataralı bir konudur. Gereksiz kuşku ve paranoyalar konunun hak ettiği ölçüde tartışılmasını engelleyegelmiştir. Bu vesile ile bu konuda da önemli katkılar olarak ‘İslami Antropoloji mi Sosyoloji mi’ ve ‘İslam Sosyolojisinin Sosyolojisi’ başlıklı metinler dosyada yerlerini aldılar. Suç ve din ile göç ve din temalı makaleler ise göreceli olarak ihmal olunan konulardaki metinler olarak katkıda bulundular. Ayrıca belirtmek gerekir ki, bu sayıda Türkiye’de din sosyolojisinin genel haline ilişkin bir makalenin de yer alması gerekiyordu; ancak sözünü aldığım yazının tesliminin gerçekleştirilememesi, bu sistematiği olumsuz etkiledi. Teselli ise yerli bir sosyolog olarak Baykan Sezer konusundaki kapsamlı makale oldu. Bu sayıda ayrıca dosya için tasarlanmayan bir yazı ile bir kitap tanıtımı da yer aldı.

Bu özel sayının hazırlanması noktasında öncelikle -burada adlarını tek tek sayamayacağım- katkı sahibi üstad ve genç meslektaşlara şükranlarımı arz etmek istiyorum; onlar olmasaydı bu sayı gerçekleşmeyecekti. Yine İslâmî Araştırmalar Dergisi editörü sayın Müfit Selim Saruhan’a ve kendilerinin şahsında Dergi zevatına teveccühleri ve; buradaki katkıları ilgililer, okuyucular ve kamuoyuyla paylaşmamıza imkân sağlamalarından dolayı özel bir teşekkürü borç addediyorum. Son olarak bilimsel değerlendirmeleriyle katkılarını bizlerden esirgemeyen muhterem danışmanlarımıza; zahmetli bir süreç olarak yazıların tüm takip sürecini hassasiyet ve dekaketle üstlenmiş olan sayın Ayfer Koç hanımefendiye ve kendisinin şahsında tüm dergi çalışanlarına teşekkürlerimi sunuyorum.

Saygılarımla.