Editörden

Editörden

Cilt/Sayı

2023 34. cilt – 3. sayı

Yazar

Prof. Dr. Ali Rıza GÜL

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Eskişehir, Türkiye 


Zaman olur, nutkunuz tutulur, söz boğazınıza düğümlenir, çaresizliğiniz zihninizi donuklaştırır, ne diyeceğinizi şaşırırsınız. Bu satırları yazarken tam da böyle bir duygu içerisindeyim. Gerçekten tüm insanlığın zor bir sınavdan geçtiği bir zamandayız. Yaklaşık iki aydır Gazze’de yaşananlar insanlık için tam bir kırılma noktası niteliğindedir. Nice zalimliklere tanıklık eden ihtiyar Dünyamız –hiç kuşkunuz olmasın- belleğinde vahşiliğin bu kadarının sergilendiği herhangi bir sahneye sahip değildir. Hiçbir suçu olmayan siviller, savaşla alakası bulunmayan kadınlar, yoluna yürüyecek mecali kalmamış olan ihtiyarlar, yalnızca dertleriyle başa çıkmaya çalışan hastalar, hele tamamen masum olan çocuklar nasıl bu kadar vahşice katledilebilirler? Okullar, ibadethaneler, kamplar, bizzat İsrail tarafından güvenli ilan edilen yerler hangi hakla bombalanarak içindeki insanlarla birlikte yerle bir edilebilir?

Bırakalım medeni ve gelişmiş bir insanı yalnızca asgari insanlık duygusuna sahip olan hangi vicdan bile Gazze’de yaşananlara sessiz kalması mümkün mü? Karşısında düzenli bir ordu değil bir devlet bile bulunmayan İsrail’in kendi güvenliğini bahane ederek küçücük bir bölge halkına karşı bu kadar orantısız güç kullanmasına Dünya nasıl müsaade edebiliyor? İnsanlıktan, insani değerlerden, insan haklarından, barıştan ve huzurdan bahsedenler nerede? İnsanlığın uzun mücadeleler sonucunda elde ettiği bu ortak değerlerin İsrail tarafından katledilmesine niçin ses çıkarmıyorlar? Yoksa Gazzalileri ve Filistinlileri insan olarak görmüyorlar mı? Ya da bu değerler Batı toplumları için geçerli de Doğu toplumları için geçerli değil mi?

Doğrusu, İsrail’in Gazzelilere uyguladığı devlet terörünün vahameti karşısında insanlığımızdan utanıyoruz, İsrail Ordusunun sergilediği vahşete sessiz kalan ülkeleri ve milletleri insan oluşa sahip çıkmaya çağırıyoruz. İslami Araştırmalar Dergisi ekibi olarak biz İsrail’in Gazze’de uyguladığı devlet terörünü en şiddetli biçimde kınıyoruz. Bu sayımızı İsrail Ordusunun üniversitelere, okullara, hastanelere, mülteci kamplarına, evlere, camilere ve kiliselere düzenlediği insanlık dışı ve barbar saldırıları nedeniyle hayatını kaybeden bilim insanlarına, öğrencilere, sağlık çalışanlarına, din adamlarına, gazetecilere, bebeklere, çocuklara ve sivillere ithaf ediyoruz.

Son derece üzüntü verici olan olaylara kısaca değindikten sonra dergimizle ilgili önemli bir yeniliği dile getirmek istiyorum. Dergimiz Genel Editör uygulamasından vazgeçmiş olup bu sayıdan itibaren alan editörleri ile yoluna devam edecektir. Bu münasebetle bir önceki sayımızda genel editörlük görevini son kez yaparak aramızdan ayrılan Prof. Dr. Müfit Selim SARUHAN’a da dergimize yaptığı değerli katkılardan dolayı teşekkür ediyorum.

İslami Araştırmalar Dergisi ilahiyat alandaki öncü dergilerden olması hasebiyle çok sayıda bilim insanının ve onların makalelerinin rağbet noktasını oluşturmaktadır. Bu yüzden yazılarını yayınlatmak isteyen bilim insanlarının yılın Nisan, Ağustos ve Aralık aylarına denk gelen yayın dönemlerinden en az iki ay önce makalelerini dergimizin ilgili kurullarına ulaştırmaları gerekmektedir.

Her sayıda olduğu gibi bu sayıda da İslam’ın muhtelif yönlerini ortaya koymayı amaçlayan ilmî makaleleri kamuoyu ile paylaşıyoruz ve çeşitli kurumlarda görev yapan bilim insanlarımızın birbirinden önemli makaleleriyle siz değerli okuyucularımızın karşısına çıkıyoruz. Bu sayıda her biri alanında donanımlı olan 20 bilim insanının ilmi birikimlerini sizlerin dikkatlerine sunuyoruz. Onların bizler için hazırladıkları makalelerden 14’ü Felsefe ve Din Bilimleri, biri İslam Ekonomisi ve Finans, biri İslam Tarihi ve Sanatları, dördü de Temel İslam Bilimleri alanıyla ilgilidir. Değerlendirmeleriniz bizim için önemli olacaktır.

Birinci cildinin ilk sayısı 1986 yılında ilahiyat alanlarının tamamını kapsayacak biçimde yayın hayatına başlayan İslami Araştırmalar Dergisi geçen 36 yıllık süreç içerisinde uzun bir yol kat ederek Index Copernicus, Index Islamicus, TÜBİTAK ULAKBİM, ATLA, EBSCO Host, Erihplus, İSAM ve SOBİAD gibi tanınmış ulusal ve uluslararası veri tabanları tarafından taranır hale gelmeyi başaran prestijli ilmî bir dergidir. Hâlen uluslararası statüde yayın hayatına devam etmekte olan dergimizin bu başarısı beş taraflı bir takım çalışmasının eseridir. Bu takımın ilk parçasını bu yayın organının okuyucu ile buluşmasında büyük emeği geçen dergi yönetimi oluşturmaktadır. İdari işleri yürüten bu ekibin başında da Türkiye Ekonomik ve Kültürel Dayanışma Vakfı (TEK-DAV) adına dergimizin sahibi olan Prof. Dr. Hikmet Akgül Hocamız yer almaktadır.

Mekanizmanın diğer önemli tarafını ve akademik temelini yoğun emek harcayarak ortaya koydukları bilimsel çalışmalarını dergimize gönderen yazarlarımız teşkil etmektedir. Onların gönderdiği bu makalelerin ilk değerlendirmesinin yaparak hakemleme sürecini başlatan Editörler Kurulu bu mekanizmanın belkemiği mesabesindedir. Yazarlardan gelen makaleleri hiçbir karşılık beklemeden akademik düzeyde değerlendirerek olgunlaşmasına ve yayınlanabilir hale gelmesine önemli katkılar sağlayan hakemlerimizin (danışmanlar) bu mekanizmadaki yerleri takdire şayandır. Yayıncılık yapan herkes okuyucular olmadan ve onlardan güç almadan bu işi sürdürmenin son derece zor olduğunu bilir. Dolayısıyla hiç şüphesiz siz değerli okuyucularımız da bu mekanizmanın sürekliliğini sağlayan çok önemli bir parçasıdır.

Birbiriyle uyumlu çalışarak ve birbirini tamamlayacak şekilde iş görerek dergimizin mevcut düzeye erişmesine katkıda bulunan bu beş taraflı takımın herhangi bir tarafında yer alan herkese teşekkür ediyorum.

Gelecek sayımızda buluşmak dileğiyle sizleri yeni sayımızla baş başa bırakıyorum.