Editörden

Editörden

Cilt/Sayı

2021 32. cilt – 1. sayı

Yazar

Prof. Dr. Müfit Selim SARUHAN

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Ankara, Türkiye


2021 yılının Nisan ve Ağustos sayısı ile birbirinden ufuk açıcı özgün ve eleştirel makalelerle sizlerle birlikteyiz. Bu yıl sizlerden gelen iltifatın bir sonucu olarak iki sayımızı birlikte yayınlıyoruz. 2021 Aralık sayımızın da bu durumda daha erken yayınlanacağı öngörülmektedir.

İnsan, İslam düşüncesinin felsefe penceresinden bakılınca bilen ve yapan bir canlı olarak akıllı bir varlığı nitelemektedir. İnsan, doğal olarak, bilme isteğine sahip bir canlıdır. Bu isteğin doğal bir sonucu olarak bilgisine konu olanları yapma ve davranışa dönüştürme özelliğini taşımaktadır. Bu açıdan bilme isteği ve yapma eğilimi insanın en temel ihtiyacı ve dolayısıyla hakkıdır.

Bilimi ve bilim tarihi araştırmalarını attığı somut adımlarla topluma sevdiren ve ömrünü İslâm ve bilim ilişkisi hakkındaki önyargıları somut tespitleri ile ortadan kaldırmaya adayan merhum Prof. Dr. Fuat Sezgin bir röportajında “Müslümanlar aşağılık duygusundan, Batı’nın da üstünlük duygusundan kurtulması gerekir” vurgusunu yapmaktadır. Prof. Dr. Fuat Sezgin, önyargılarla mücadele ederken, yeni önyargıların oluşmasına asla izin vermeyerek şöyle demektedir. “…Ama Müslümanların kreativitelerini (yaratıcılık hallerini) göstermeye çalıştığımda daima içimden bir ses geliyor, bir frenleme geliyor, mübalağadan kaçınmamı telkin ediyor ve zannederim belki bazı yerlerde mübalağa etmiş olabilirim, tabiî ki bilerek değil. Benim bütün yaratılışımı “insanlığın müşterek mirası” düşüncesi kaplamış vaziyette.

Biz mütemadiyen bir yol bulmaya çalışıyoruz. Aslında yol bulmaya çalışmak kötü bir şey değil. Fakat hareket noktası yanlış olunca, insan yanlış yerlere gidiyor. Biz evvela insan düşüncesindeki, insan medeniyetindeki yerimizi bilmiyoruz. Bazen hayranlık duyuyoruz, bazen de üzüntüye düşüyoruz, aşağılık duygusuna kapılıyoruz ve başkalarını taklit ediyoruz. Böyle yol alıyoruz. En büyük noksanımız yaratıcılık özelliğimizi kaybetmiş olmamızdır.

Fuad Sezgin’in ömrünü adadığı ideallerin gerçekleşmesi için yaratıcılık özelliğimizin yeniden keşfine dergimizin ortam sağlaması temel hedeflerimizdendir.

Sosyal bilimler ve özellikle dini ve felsefi bilimler, araştırma alanı olarak bilimsel ve toplumsal açıdan önemli bir sorumluluğa sahiptirler. Bilimin inşa ve ihya edici gücünün yansıtılması ve yeryüzünün yaşanabilir bir alan olması için bilimsel zihniyetin topluma öncülük etmesi gerekmektedir. 1986 yılından bu yana Türkiye’de üretilen İslam düşüncesi çalışmalarının dünyaya tanıtılmasına ve evrensel ölçekte üretilen düşünce birikimlerinin İslam dünyasına tanıtılmasına ortam sağlayan dergimiz bu işlevini, her geçen yıl etki alanı olarak daha da arttırmaktadır.

Her sayımızda vurguladığımız üzere dergimizin uzun yıllara dayalı arşivi, bir anlamda düşüncenin serüvenini ve evrenselliğini bilimsel çevrelere bir miras olarak bırakmayı öncelemektedir. Arşivimizin zenginliği, düşünce tarihine bırakacağımız kıymetli bir mirastır. Ülkemizin entelektüel gelişiminin ve zenginliğinin somut bir göstergesidir. 34 yılı aşkın dergi tarihimizle, dinî, felsefî ve sosyal bilimleri analitik anlama çabamızdaki özgün, özgür, özgürleştirici ve inşa edici bir birikime sahibiz. Bu ilkeler aynı zamanda dergimizin temel ilkeleridir. Arşivimiz zihniyetlerin, değişimlerin canlı bir fikir müzesi ve yapılacak araştırmaların önemli birikimidir.

Bu sayımızda Din Eğitimi, Din Felsefesi, İslam Felsefesi, Din Sosyolojisi, Türk Din Musikisi, Dinler Tarihi, İslam Tarihi, Hadis, Kelam, Tefsir alanlarında makaleler bulacaksınız.

Bu sayılar aracılığıyla dergimizin sürekliliğine katkı sunan ulusal ve uluslararası danışma kurullarımızdaki bilim insanlarına, Dergimizin bugünlere gelmesinde büyük emeği geçen Türkiye Ekonomik ve Kültürel Dayanışma Vakfı (TEKDAV) adına sahibi Mütefekkir İnsan Prof. Dr. Hikmet Akgül Hocamıza, Danışma kurulumuz üyelerine, yazarlarımıza, makaleleri büyük bir titizlikle redakte eden Mehmet Deri’ye, Fatma Tüfekçi hanımefendi başta olmak üzere yazı işlerimizin tüm çalışanlarına teşekkürü bir borç biliriz.