Kur’an’ın Makamsal Okunuşunun Zaman-Metin İlerlemesi (Topçuoğlu-Kaya Örneği)

Kur’an’ın Makamsal Okunuşunun Zaman-Metin İlerlemesi (Topçuoğlu-Kaya Örneği)

Cilt/Sayı

2021 32. cilt – 1. sayı

Yazar

Muhammed Recai ÇİFTÇİa

aDiyanet İşleri Başkanlığı Maltepe Müftülüğü, İstanbul, TÜRKİYE

Öz

Kur’an, anadili Arapça olan bir peygamberin diliyle insanlığa ulaşmış ve yüzyıllar boyunca Müslümanlar tarafından gerek makamsal bir nitelikte, gerekse makamsız olarak okunagelmiştir. Her iki okuyuş türü içinde de Kur’an, zamansal olarak farklı ölçülerde varlık boyutuna geçmektedir. Bu zamansal boyut, metin okuma (reading) veya günlük konuşma temposu ile tilavet olarak adlandırılan makamsal okuyuş tempo aralığını kapsamaktadır. Yapılan literatür taramalarında, söz konusu zamansal boyutların ölçümünü yapmak için gerekli olan metrik yaklaşımı içeren ve okuyuşların tempo düzeylerini ortaya koyan bilimsel araştırmaların yapılmadığı görülmektedir. Betimsel bir yöntemin kullanıldığı bu araştırmada, makamsal okuyuş sınıfında değerlendirilmekle birlikte tempo açısından bakıldığında hızlı okuyuş olarak isimlendirilen tilavet türü üzerinde Kur’an’ın metrik karakteri ve söz konusu okuyuşun tempo düzeyi ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Ayrıca prozodi kavramı çerçevesinde Eski Yunan ve Latin literatüründe köklerine rastlanan ve İslam kültüründe aruz kavramı ile ele alınan metrik sistemlerin ortaya koyduğu uzun-kısa hece olgusu ve Kur’an’ın okunuşunda bu hecelerin arasında ortaya çıkan zamansal ilişki düzeyi bu araştırmanın çerçevesini oluşturmaktadır. Kur’an tilaveti konusunda alanında yetkin olarak kabul edilen ve anadili Türkçe olan iki okuyucunun Arapça bir metin olması itibariyle Kur’an’ı okuyuş biçimleri analiz edilmiştir. Metin biriminin zaman birimi ile ilişkisinin tablo ve grafikler ile ortaya konulduğu bu araştırmanın sonucu olarak CVC ve CVV kalıbındaki uzun hecenin, CV kalıbındaki iki kısa heceyi zamansal yönden tam olarak içerdiği anlaşılmış ve birim hecenin ritmi oluşturan atım unsurunu temsil gücü ortaya konulmuştur.

Anahtar Kelimeler

Kur’an; prozodi; metrik; atım; hece; tempo

Abstract

The Qur’an reached humanity through the language of a prophet whose native language was Arabic, and has been read by Muslims for centuries, both in a maqamic character and without a maqam. In both types of reading, the Qur’an passes into existence in different tempo levels. This temporal dimension includes the tempo levels between reading or daily speaking tempo and the maqamic reciting called tilawah. In the literature reviews, it is seen that there are no scientific studies that include the metric approach required to measure the said temporal dimensions and reveal the tempo levels of the tilawahs. In this study, in which a descriptive method is used, it is tried to reveal the metric character of the Qur’an and the tempo level of the said tilawah on the type of recitation, which is called fast tilawah in terms of tempo, although it is evaluated in the maqamic reciting class. In addition, within the framework of the concept of prosody, the long-short syllable phenomenon that has its roots in Ancient Greek and Latin literature and discussed with the concept of arud in Islamic culture, and the temporal relationship between these syllables in the tilawah of the Qur’an constitute the framework of this study. Two reciters whose native language is Turkish and who are considered to be competent in Qur’an recitation, have analyzed the way they recite the Qur’an as it is an Arabic text. As a result of this research, in which the relationship of the text unit with the time unit is revealed with tables and graphs, it is understood that the long syllable in CVC-CVV pattern contains exactly two short syllables in temporal terms. Also the power of unit syllable in CV pattern to represent the pulse element that forms the rhythm has been revealed.

Keywords

Qur’an; prosody; metric; pulse; syllable; tempo


EXTENDED ABSTRACT

The Qur’an, which is accepted as a holy book by Muslims, is also seen as a complementary element of worship because it is recited in prayer processes. It is a set of words shaped in Arabic, as it is the language of the society that it addresses first. During the prayers, a reciting based entirely on this original Arabic text is performed.

The reciting of the Qur’an by Muslims can be evaluated in two categories as maqamic and non-maqamic in terms of being musical. Maqamic recitation of the Qur’an can be performed during prayer processes as well as weddings, condolences, mawlid etc. it can also be performed in front of a community in meetings. It is known that these recitings are performed by the reciters to a great extent, adhering to a learned tempo (which can be expressed as the recitation rhythm). Non-maqamic reciting of the Qur’an, on the other hand, as can be seen during the prayer processes, is mostly performed in the rhythm of daily speech or rhythm of rhetoric, as in sermons.

The Qur’an, as a text composed of Arabic letters, passes into the temporal dimension through a physical event called sound in most of these ways of reciting.

The temporal dimension of reciting the Qur’an expresses its measurable feature from its metric character. This dimension includes the rhythm of reciting or speaking and a range of speeds that we can call tilawah rhythm or maqamic reciting rhythm. The musicality in recitings begins to be observed in slower rhythms (tempo) relative to the rhythm of speaking. It is observed in the literature reviews that there are no studies on this subject. The subject of this study is the metric character and tempo levels of the recitings that can be said to be performed in recitation rhythm.

The measurable facts allow a standard unit to be determined in the measurement process. A standard unit of the Qur’an has been determined as a short syllable in CV pattern within the framework of our research.

Prosody and arud, dealing with the measured aspect of language, also accept syllable as the metric unit of measurement. In this research, it is necessary to determine a textual syllable as the unit of reciting in order to determine the time-text progression of the reciting of the Qur’an. Thus, the time-text progressions of the reciting examples of two reciters who are considered competent in the field of Qur’an recitation will be revealed based on this determination.

As a result of this research, in which the relationship of the text unit with the time unit is revealed with tables and graphs, it is understood that the long syllable in CVC-CVV pattern contains exactly two short syllables in temporal terms. Also the power of unit syllable in CV pattern to represent the pulse element that forms the rhythm has been revealed.

Müslümanlarca kutsal bir kitap olarak kabul edilen ve aynı zamanda ibadet süreçlerinde okunması sebebiyle de ibadetlerin tamamlayıcı unsuru olarak görülen Kur’an, ilk muhatabı olduğu toplumun dili olması itibariyle Arapça olarak şekillenen bir lafızlar bütünüdür. İbadetlerde de tamamen, Arapça olan bu orijinal metne dayalı bir okuyuş gerçekleştirilmektedir.

Müslümanların Kur’an okuyuşu müziksellik açısından makamsal olan ve makamsal olmayan şeklinde iki kategoride değerlendirilebilir. Makamsal Kur’an okuyuşu, ibadet süreçlerinde gerçekleştirilebileceği gibi düğün, mevlid, taziye vb. toplantılarda da bir topluluğun önünde icra edilebilmektedir. Bu okuyuşların okuyucuları tarafından büyük oranda, (tilavet ritmi olarak ifade edilebilecek) öğrenilmiş bir hıza sadık kalınarak, içinde bulundukları ortam veya süreç açısından uygun olduğunu düşündükleri müziksel bir karakterde yine kendi anlayış, yetenek ve zevklerine göre icra edildiği görülmektedir.

Makamsal olmayan Kur’an okuyuşu ise yine ibadet süreçlerinde görülebileceği gibi daha çok, çeşitli sebeplere istinat edilebilecek biçimlerde; günlük konuşma ritminde[1] (temposunda) ya da, vaaz veya hutbede olduğu gibi hitabet ritminde gerçekleştirilmektedir.

Esasen konumuz olan makamsal okuyuşta, Arapça harflerden müteşekkil bir metin olarak Kur’an, üst düzey bir estetik kaygı ile dindarlık olgusundan beslenen duygusallığın kişiden kişiye göre değişen oranlarda harmanlanması ile enerjisi oluşan ve ses denilen fiziksel bir olay vasıtasıyla zamansal boyuta geçmiş olmaktadır. Bu durumun kısmen, makamsal olmayan Kur’an okuyuşu için de söylenebileceği açıktır.

Kur’an okuyuşunun zamansal boyutu, onun metrik karakterinden hareketle ölçülebilir tarafını ifade eder. Bu boyut, okuma (ing. reading) veya (günlük) konuşma ritmi ile tilavet ya da makamsal okuyuş ritmi[2] olarak adlandırabileceğimiz bir hız aralığını kapsar. Okuyuşlardaki müziksellik, konuşma ritmine göreli olarak daha ağır ritimlerde (tempolarda) gözlenmeye başlamaktadır. Buna nazaran günlük konuşmanın da kendine has bir ezgilenmeye sahip olduğu da ifade edilmelidir.

Kabaca tilavet ritminde gerçekleştirildiği söylenebilecek olan okuyuşların metrik karakteri ile tempo düzeylerinin konusunu teşkil ettiği bu araştırma dahil olmak üzere, her ölçüm işleminde öncelikle bir standart miktar (birim) saptamak bir ön şarttır.[3] Ölçülebilir bir olgu da zaten buna imkan tanır. Arapça bir metin olmak itibariyle linguistik, makamsal olarak okunması itibariyle ise müzikolojinin ilgi alanına giren Kur’an’ın okunuşunun ölçülebilir olması, onun okuyuş olarak bütününün içinden, ölçülme sürecindeki her tekrarı ile eşitlik oranı üretecek standart bir niceliğin varsayımına imkan tanıması anlamına gelmektedir. Standart bir birim olarak düşünülebilecek olan bu nicelik (oran), dönemsel veya döngüsel olan ritmin (dizem) de kendisini oluşturan her unsurun temelidir.[4]

Kuramsal düzeyde ilk olarak Aristo’nun Retorik adlı eserinde izlerine rastlanan prozodi[5] ile, Grek felsefe metinlerinin tercüme hareketleri vasıtasıyla İslam dünyasına intikal etmeye başladığı asırda sistemleşen aruz da dilin ölçülen yönüyle ilgilenmiştir. Her ne kadar bu sistemler kullanıldıkları dilin fonolojik yapısına göre özelleştirilmişse de, ‘hece’yi metrik ölçüm birimi olarak kabul ettikleri görülmektedir. Hem prozodi hem de aruz, hece birimi üzerine dizayn edilen ayak ve tef’ile adlı ölçüm kalıpları vasıtasıyla dillerin metrik ölçümünü belli bir modele dayalı olarak gerçekleştirmek üzere sistemleştirilmiştir.

Bu araştırmamızda da Kur’an okuyuşunun zaman-metin ilerlemesinin tespitini yapabilmek için metinsel düzeyde bir heceyi, (ölçüm süreçlerindeki varsayıma istinaden) okuyuşun birimi olarak tespit etmek gerekmektedir. Böylelikle, Kur’an tilaveti alanında yetkin kabul edilen iki okuyucunun okuyuş örneklerinin bu tespite dayalı olarak zaman-metin ilerlemeleri ortaya konulacak ve birim olarak tespit edilen hecelerin kısa ve uzun olması açısından birbirleri ile olan zamansal ilişkileri ve birim olarak varsayılan hecenin atım[6] kavramını temsil gücü görülmüş olacaktır.

PROBLEM DURUMU

Yapılan ilgili literatür taramasının sonucunda Kur’an üzerinde, kısa ve uzun hecelerin çeşitli varyasyonlarda ardarda gelmesi ile oluşturdukları âyetlerin ritmik yapısını teşkil eden temel unsurun ne olduğu, söz konusu temel unsura, hecelerin birbirleri ile oluşturdukları zamansal ilişkilere ve okuyuşların tempo düzeylerine dair bugüne kadar yapılmış akademik bir araştırmanın bulunmadığı anlaşılmıştır. Bilimsel altyapısı bulunan, teknolojinin sunduğu imkanların araştırma süreçlerine dahil edildiği yenilikçi araştırmalara, Kur’an’ı bir araştırma konusu olarak belirleyen bütün bilimsel disiplinlerin ihtiyacı bulunmaktadır.

PROBLEM CÜMLESİ

Kur’an’daki kısa ve uzun hecelerin aralarındaki metrik ilişkiye dayanarak okuyuşun temposu hangi ölçülerde belirlenebilir?

HİPOTEZ

Kur’an metnindeki kısa ve uzun hecelerin okunuşu süre düzeyinde; kısa hece (CV) uzun hecenin (CVC- CVV) yarısına tekabül edecek oranda gerçekleştirilmektedir. Bu metrik sistem, okuyuştaki atım unsurunu ortaya koyabildiğinden dolayı tempo değerinin tespiti[7] de sağlıklı olarak yapılabilir.

ALT PROBLEM SORULARI

Davut Kaya’nın okuyuşundaki zaman-metin ilerlemesi nasıl analiz edilebilir? Bünyamin Topçuoğlu’nun okuyuşundaki zaman-metin ilerlemesi nasıl analiz edilebilir?

METODOLOJİ

Öncelikle örneklemimizi teşkil eden okuyuşlar milisaniyelik oynatma modu bulunan ses analiz yazılımı ile incelenmiş, kısa ve uzun hecelerin süreleri hesaplanmıştır. Bunun sonucunda ortaya çıkan veriler okuyucular ve âyetler arasında ayrı ayrı kıyaslamaya konu edilmiştir. Oluşturulan tablo ve grafikler yorumlanarak, ortaya konulan hipotezin test edilmesi sağlanmış ve bir yargıya ulaşılmıştır.

SINIRLAMALAR

Araştırmada elde edilen veriler ve bunlara bağlı olarak yapılacak yorumlar, ulaşılabilen kaynaklarla sınırlıdır. Araştırmamız ile ilgili farklı verilerin ortaya çıkmasıyla daha farklı sonuçlara ulaşılması mümkündür.

Davut Kaya[8] ve Bünyamin Topçuoğlu’nun[9] hızlı okuyuş olarak tarif edilen hadr seyrinde okuyuşlarını gerçekleştirdikleri Tekvîr Sûresi’nin 3, 4 ve 6 numaralı âyetleri[10] bu araştırma sürecinde incelenecektir. Okuyucuların anadilleri Türkçe’dir. Söz konusu okuyuşlar Youtube adlı internet sitesinden edinilmiştir.

Araştırmamız -her ne kadar ses, harf ve hece gibi aynı zamanda fonetik ve fonoloji gibi linguistik alanlarının da inceleme sahasında bulunan unsurlar üzerinde gerçekleşse de-esasen ritmin temelinde yatan atım unsurunun ilişkilendirildiği birim zamanın/hecenin incelenmesinden ibaret olup, müzikolojik ve kuramsal çerçevenin dışına çıkmayacaktır. Bununla birlikte araştırmanın betimsel bir karakterde olduğunu ifade etmek gereklidir. Okuyuşların zaman-metin ilerlemeleri aracılığıyla betimlemeleri yapılarak bir sonuca ulaşmak amaçlanmıştır.

VARSAYIMLAR

Davut Kaya ve Bünyamin Topçuoğlu’nun Kur’an okuyuşu konusunda alanını temsil kabiliyetine sahip olduğu, Kur’an tilaveti (makamsal okuyuş) konusunda yeterli teknik donanıma ve kabiliyete sahip olduğu varsayılmıştır. Araştırmamız çerçevesinde okuyuşun makamsal olması önem taşısa da, kullanılan makam veya çeşni türünün birim hece süresine etki etmediği varsayılmıştır. Araştırmada kullanılan bilgisayar destekli fonetik analiz yazılımının doğru ve güvenilir veriler sunduğu da varsayılmaktadır.

EVREN VE ÖRNEKLEM

Bilimsel araştırma süreçlerinde araştırma evreninin genişliği, bilim insanları için bir takım sorunlar ortaya çıkarmakla birlikte, araştırmanın sonucunun da sağlıklı bir şekilde ortaya konulması noktasında problem teşkil etmektedir.[11] Bu sebeple söz konusu sorunların bertaraf edilmesi amacıyla örneklem yöntemi kullanılacaktır. Araştırmamızın evrenini Kur’an’ın makamsal okuyuşu, örneklemini ise Tekvîr Sûresi’nin 3, 4 ve 6. âyetlerinin okunuşu teşkil etmektedir.

VERI İŞLEME TEKNIKLERI

Arapça’daki 29 harfin tamamı ünsüz harf (consonant) olarak tarif edilir. Hareke olarak kullanılan fetha, kesra ve damme ise ünlü sesini (vowel) oluşturan unsurlardır. Kısa ünlü olarak adlandırılan bu üç hareke, uzayan sesleri de kapsadıkları için toplamda 6 ünlü kabul edilirler. Söz konusu dilde makta olarak adlandırılan hece[12], Arap fonolojisinde şu kalıplarda bulunmaktadır.[13]

  1. CV[14]                     bi         (بِ)                  içinde                          (ing. in)
  2. CVC                        sin        (ن س )             diş                               (ing. tooth)
  3. CVV                       maa      (َما )                  olumsuzluk edatı         (ing. not)
  4. CVVC                     baab      (ب بَا)              kapı                              (ing. door)
  5. CVCC                      nahr     (ر ه نَ)              nehir                            (ing. river)

Bunlardan CV şeklinde görülen hecenin fonetik olarak kısa bir hece, diğerlerinin ise uzun birer hece olduğu kabul edilmektedir.[15] Araştırmamızda incelediğimiz âyetlerdeki hece tasnifi de bu kategorizasyon dikkate alınarak yapılmıştır.

CVV, Kur’an’ın okunuş kurallarının sistemli olarak ele alındığı Tecvîd disiplininde Medd-i Tabiî adıyla tespit edilen kuralın uygulandığı hece kalıbıdır. CVCC ve CVVC kalıplarındaki heceler uzun hece kategorisinde bulunmakla birlikte, CVV ve CVC kalıplarındaki hecelere göre zamansal olarak daha uzun hece türleridir. CVCC ve CVVC kalıbındaki hece türü araştırma örnekleminde yer almamaktadır.

Araştırmamızda soyadı sıralamasına göre Davut Kaya ve Bünyamin Topçuoğlu’nun okuyuş örnekleri ele alınacaktır. Bu okuyuculardan okuyuş örnekleri alınan ve inceleme konusu olan Tekvîr Sûresi’nin 3, 4 ve 6. âyetlerin orijinal metinleri ve anlamları şu şekildedir:[16]

وَا ذَا اِ ل جبَالُ سُِي رَ تِ     (Dağlar yürütüldüğü zaman) Tekvîr Sûresi        3. âyet

وَا ذَا اِ ل عشَارُ عُِ طلَ تِ     (Gebe develer salıverildiği zaman) Tekvîr Sûresi             4. âyet

وَا ذَا اِ لب حَارُ سُِ جرَ تِ (Denizler kaynatıldığı zaman) Tekvîr Sûresi          6. âyet

Söz konusu âyetler aynı sayıda harften oluşmaktadır. Harflerin aldığı harekeler her âyette sırasıyla aynıdır. Metrik özellikleri itibariyle de birebir olan bu âyetler aynı sûre içerisinde olmakla birlikte, okuyuş sürecinde birbirleri ile çok yakın bir konumda bulunmaktadır.

Araştırmamızda incelenen âyetler, Praat adlı fonetik analiz yazılımı vasıtasıyla çözümlenmiştir. Milisaniye derinliğinde analiz yapabilen bu yazılım, okuyuş örneklerini incelemek için yeterli minimum özellikleri sağlamaktadır. Araştırmamızda yeterli detayı sağladığından dolayı 1/100 ölçeği tercih edilmiştir. İfade edilen bütün süreler “saniye” cinsindendir.

Zaman-metin ilerlemesine dair oluşturulan tablolarda okuyuşların başlangıcı, incelemeyi kolaylaştırması amacıyla saniye ekseninde ‘0’ olarak belirlenmiştir. Âyetlerin orijinal metinleri grafiklere yerleştirilmekle birlikte, Arap diline vakıf olmayan araştırmacılar için âyetlerin transliterasyonuna da tablolarda yer verilmiştir. Grafiklerdeki yatay eksenin altına, sırasıyla kısa ve uzun heceleri göstermek için kullanılan nokta ve altçizgi ( . _ ) işaretleri yerleştirilmiştir.

İçi boş şekilde (beyaz dolgulu) konumlandırılan ok işaretleri kısa hecelerin, içi koyulaştırılmış olarak (koyu renk dolgulu) konumlandırılan ok işaretleri ise uzun hecelerin zaman eğrisini temsil etmektedir. Aynı cins ok işaretlerinin görsel olarak aynı açı ve doğrultuda konumlanmış olması ve bu açıların okuyuşun sonuna kadar korunmuş olması, okuyuşun sonuna kadar metrik/ritmik[17] olarak ideal bir ilerleme kaydedildiğini ifade edecektir.

BULGULAR VE YORUMLAR

DAVUT KAYA’NIN TİLAVETİ[18]

TABLO 1: Davut Kaya’nın Tilavetindeki Hecelerin Süre Değerleri[19]

  HeceUzunluk DeğeriBaşlama (dk. / sn.)Bitiş (sn.)  SüreKısa Hece Ort.Uzun Hece Ort.Uzun Hece Kısa Hece oranıOkuyuş SüresiUzunluk Birimi Ort. (sn.)
Ve11342,1242,380,260,220,472,12,980,23
İ11342,3842,550,17     
Zel21342,5543,020,47     
Ci11343,0243,250,23     
21343,2543,650,40     
11343,6543,870,22     
Süy21343,8744,390,52     
Yi11344,3944,620,23     
Rat21344,6245,100,48     
           
Ve11345,8446,070,230,240,472,03,030,23
İ11346,0746,310,24     
Zel21346,2846,660,38     
I11346,6646,900,24     
Şâ21346,8847,370,49     
Ru11347,3747,670,30     
Ut21347,6448,130,49     
11348,1348,330,20     
Let21348,3448,870,53     
           
Ve11354,3154,550,240,230,492,13,130,24
İ11354,5554,750,20     
Zel21354,7555,230,48     
Bi11355,2355,410,18     
21355,4155,890,48     
Ru11355,8956,120,23     
Süc21356,1256,670,55     
Ci11356,6756,990,32     
Rat21356,9957,440,45     

Davut Kaya’nın okuyuşunun zamansal dökümlerini içeren bu tabloya göre okuyuştaki âyetlerde bulunan hecelerdeki uzun/kısa oranının genel olarak 2,1 olduğu görülmektedir. Dördüncü âyette bu oranın tam 2 olduğu dikkati çekmektedir. En uzun ve en kısa süreli okuyuşlar arasındaki fark ise 0,15 saniye olarak karşımıza çıkmaktadır. 150 milisaniyelik bu süre de yaklaşık olarak bir saniyenin 7’de 1’ine tekabül etmektedir.

Grafik 1, 2 ve 3; Tablo 1’de verilen zamansal dökümlere dayanarak okuyuşların zaman-metin ilerlemesini görsel olarak sunma amacıyla tasarlanmıştır. Hecelerin okuyuşlarının sona erdiği noktayı işaretleyen çubukların bittiği yere, o hecenin süresini temsil eden bir dörtgen yerleştirilmiştir. Okuyuştaki ilerlemenin metrik olarak hangi ölçüde devam ettiği, dörtgenlerin birbirleri ile benzerlik düzeyinden anlaşılmaktadır. Tabloda üç âyetteki uzun-kısa hece oranının 2,1-2-2,1 olarak görüldüğü, bu grafiklerdeki kısa heceleri temsil eden ve ortalama 0,23 sn. süreye sahip tekli dörtgenlerin de uzun heceleri temsil eden ikili dörtgenlerin yarısı veya yarısına çok yakın bir büyüklükte olduğu görülmektedir.

BÜNYAMİN TOPÇUOĞLU’NUN TİLAVETİ[20]

TABLO 2: Bünyamin Topçuoğlu’nun Tilavetindeki Hecelerin Süre Değerleri

  HeceUzunluk DeğeriBaşlama (dk. / sn.)Bitiş (sn.)  SüreKısa Hece Ort.Uzun Hece Ort.Uzun Hece Kısa Hece oranıOkuyuş SüresiUzunluk Birimi Ort. (sn.)
Ve11230,0430,330,290,240,492,03,180,24
İ11230,3330,520,19     
Zel21230,5231,030,51     
Ci11231,0331,270,24     
21231,2731,690,42     
11231,6931,930,24     
Süy21231,9332,470,54     
Yi11232,4732,730,26     
Rat21232,7333,220,49     
           
Ve11233,2233,530,310,250,502,03,230,25
İ11233,5333,760,23     
Zel21233,7634,250,49     
I11234,2534,470,22     
Şâ21234,4735,040,57     
Ru11235,0435,310,27     
Ut21235,3135,780,47     
11235,7836,000,22     
Let21236,0036,450,45     
           
Ve11239,4639,770,310,240,502,13,180,24
İ11239,7739,990,22     
Zel21240,0040,530,53     
Bi11240,5340,730,20     
21240,7341,250,52     
Ru11241,2541,480,23     
Süc21241,4841,990,51     
Ci11241,9942,210,22     
Rat21242,2242,640,42     

Bünyamin Topçuoğlu’nun okuyuşunun zamansal dökümlerini içeren bu tabloda dikkati çeken en önemli oran, uzun ve kısa hecelerin birbirine oranının ilk iki âyette 2, son âyette ise 2,1 olarak görülmesidir. En uzun ve en kısa süreli okuyuşlar arasındaki fark ise 0,05 saniye olarak karşımıza çıkmaktadır. 50 milisaniyelik bu süre de 1 saniyenin 20’de 1’ine tekabül etmektedir.

Okuyuştaki ilerlemenin metrik olarak hangi ölçüde devam ettiği, dörtgenlerin birbirleri ile benzerlik düzeyinden anlaşılmaktadır. Tabloda üç âyetteki uzun-kısa hece oranının 2-2-2,1 olarak görüldüğü, bu grafiklerdeki kısa heceleri temsil eden ve ortalama 0,25 sn. süreye sahip tekli dörtgenlerin de uzun heceleri temsil eden ikili dörtgenlerin yarısı veya yarısına çok yakın bir büyüklükte olduğu görülmektedir.

KARŞILAŞTIRMA VE DEĞERLENDİRMELER

Kaya’ya ait zaman-metin ilerlemesi grafiği incelendiğinde okuyuşların genel hatlarının büyük oranda benzeştiği görülmektedir. Dördüncü âyetteki üçüncü hece ile birlikte okuyuşun temposunda bir kırılma görülse de beşinci âyetteki ters yöndeki kırılma ile birlikte okuyuşun zaman çizgisinde aynı noktaya ulaştığı görülmektedir. Altıncı âyetin sekizinci hecesinde zaman çizgisinde ayrı bir kırılma daha göze çarpmaktadır. Ok işaretlerinin yerleştirilme şekli ve yönlerinin okuyuş sonuna kadar aynı açıyı koruması da okuyuşun yüksek oranda belirlenen tempoya uygun olarak ilerleme sağladığını göstermektedir.

Topçuoğlu’nun okuyuşuna ait zaman-metin ilerlemesinin grafiği incelendiğinde okuyuşların temposundaki genel hatların büyük oranda benzeştiği görülmektedir. Üçüncü âyetteki beşinci hece ile birlikte okuyuşun temposunda bir kırılma görülse de belirlenen tempoya uygun olarak ilerleme sağlandığı anlaşılmaktadır. Ok işaretlerinin okuyuşun sonuna kadar aynı açıyı koruması da bunu desteklemektedir.

Her iki okuyuşun zamansal dökümlerini içeren Tablo 3’te, üç âyette uzun-kısa hece oranının zamansal olarak 2 tamsayısı ile karşılandığı, diğer üç âyette de bu orana çok yakın bir değer olan 2,1 ile karşılandığı anlaşılmaktadır.

Davut Kaya’nın en hızlı ve en yavaş okuyuşu arasında 0,15 saniye fark bulunmaktadır. Okuyuştaki uzunluk birimi ortalamasının 0,23 saniye olduğu dikkate alındığında söz konusu farkın birim hecenin ortalama değerini aşmaması, bu okuyuşun büyük oranda tutarlı bir okuyuş olarak değerlendirilebileceğini göstermektedir. Ritmik bir döngüye sahip olup metronom eşliğine dayanmadan belli bir tempoyla gerçekleştirilen müziksel icralarda dahi ölçüm yapıldığında zamansal düzeyde bu türden sarkmaların ortaya çıkma ihtimali değerlendirildiğinde, bu okuyuş için ortaya koyduğumuz yüksek oranda tutarlılık ifadesinin haklılık payına sahip olduğu anlaşılabilir.

Bünyamin Topçuoğlu’nun en hızlı ve en yavaş okuyuşu arasında 0,05 saniye fark bulunmaktadır. Bu okuyuştaki uzunluk birimi ortalaması da 0,25 saniye olduğu için bu okuyuşun da çok yüksek oranda tutarlılık ortaya koyduğu söylenebilir.

TABLO 4: Tilavetlerdeki Birim Genel Ortalama Süreleri ve CV-PM Değerleri.

 Toplam okuyuş süresi (sn.)Uzunluk birimi genel ort. (sn.)  CV-PM değeri
Topçuoğlu9,590,25244
Kaya9,140,23256

Tablo 4’te, okuyuşlardaki CV kalıbındaki kısa hecenin süre ortalamasından hareketle okuyuşların CV-PM (CV per minute) cinsinden tempo değerlerinin hesaplanabildiği görülmektedir.

SONUÇ

Tilavet temposu olarak adlandırılabilecek kategoride gerçekleştirilen okuyuş örneklerinin analiz edildiği bu çalışmanın sonucu olarak uzun-kısa hece oranının çok kuvvetli işaretlerle 2 tamsayısını gösterdiği anlaşılmıştır. Bu sonuç aynı zamanda kısa hecenin Kur’an okuyuşunda, ritmi oluşturan katmanların tabanında yer alan atım olgusunu kuvvetli olarak temsil edebileceğini de göstermektedir.

Elektronik ve mekanik metronomlar zamansal olarak tutarlı aralıklarla atım noktalarını işaretlemektedir. Onların bu tutarlılıklarına dış etkenlerin müdahalesi neredeyse imkansızdır. Ancak insan için aynı şeyin geçerli olamayacağı açıktır. Böylesi bir durumda, elde ettiğimiz veriler için tolerans sınırlarının belli seviyede genişletilebileceği ifade edilebilirse de, okuyuşların zaten makul sınırlar dahilinde olduğu, tolerans sınırlarının genişletilmesine gerek olmadığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca kısa ve uzun heceler arasındaki metrik ilişkinin de tespit edilmesinin sonucunda, okuyuşun bir dakikada kaç atım unsuru içerdiği hesaplanabilmiş ve tempo değeri (CV-PM) sayısal bir biçim kazanmış olmaktadır.

Analiz edilen veriler ışığında, “Kur’an metnindeki kısa ve uzun hecelerin okunuşu süre düzeyinde; kısa hece (CV) uzun hecenin (CVC-CVV) yarısına tekabül edecek oranda gerçekleştirilmektedir. Bu metrik sistem, okuyuştaki atım unsurunu ortaya koyabildiğinden dolayı tempo değerinin tespiti de sağlıklı olarak yapılabilir.” şeklinde öne sürdüğümüz araştırma hipotezinin çok yüksek oranda doğru olduğu tespit edilmiştir.

ÖNERİLER

Makamsal okuyuş düzeyinde uzun hece (CVC-CVV) – kısa hece (CV) oranının 2 olarak görülmesine karşılık, Kur’an’ın okuyuşunun gerçekleştiği günlük konuşma temposu ve resitatif tempo gibi diğer zamansal kategorilerin de bilimsel bir yaklaşımla incelenmesi ve Kur’an’ın zamansal boyut kazandığı bütün okuyuş kategorileri üzerine bütüncül bir yargıya varılması gereklidir.

Teşekkür

Çalışmanın hazırlanması sırasında internet ortamında yayınlanan okuyuşlarının analiz edilip kullanılmasına izin vererek destekte bulunan Davut Kaya ve Bünyamin Topçuoğlu’na teşekkür ederiz.


KAYNAKÇA

[1] Ritim (dizem) ve tempo, kavramsal olarak farklı şeyleri ifade etse de özellikle tıp literatüründe görülen bu kullanımın, temponun tutarlılığı ölçüsünce sağlanan bir bütünlüğü ifade ettiği kanaatindeyiz. Bu araştırmada da ritim kavramı bu bağlamda kullanılmaktadır. Ayrıntılı bilgi için bk. Willi Apel, Harvard Dictionary of Music, Harvard University Press, Cambridge – Mass, 1944.

[2] Söz konusu okuyuş biçimlerinin bulundukları tempo düzeylerinin, alan üzerinde yapılacak nitelikli bilimsel çalışmalarla ele alınarak, okuma (reading) ritmi, vaaz ritmi, hitabet ritmi, resitatif ritim, şiirsel ritim… vb. biçimlerde kavramsal olarak tanımlanması muhtemel görünmektedir.

[3] Muhammed Recai Çiftçi, İstanbul’daki Hristiyan ve Müslüman Mabedlerinde Okunan Tevrat, Zebur, İncil ve Kuranı Kerim Ayetlerinin Karşılaştırmalı Müzikal Analizi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (Doktora Tezi), İstanbul, 2019; Muhammed Recai Çiftçi, “Serbest Zamanlı Makamsal Okuyuşlar İçin Kullanılan “Notasyonda Zamansal Tespit Yöntemi”nin Tutarlılığı (İhlâs Sûresi – Davut Kaya Örneği)”, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, İstanbul, 2019, sayı: 57, ss. 67-84; Mehmet Emin Göktepe, Ölçünlü Türkiye Türkçesinin Dizemsel Yapısı, (Doktora Tezi), Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, 2013.

[4] Richard Roe, The Principles of Rhythm: Both in Speech and Music; Especially as Exhibited in the Mechanism Of English Verse, Printed by R. Graisberry, Dublin, 1823.

[5] George Saintsbury, History of English Prose Rhythm, Macmillan, London, 1912.

Prozodi, aruz gibi hecelerin uzunluk ve kısalığı üzerine kurulu bir sistemi ifade etmekte olup, parçalar üstü fonetik ve fonolojide de kullanılan bir terimdir. Bu kavram, söz konusu disiplinlerde ses yüksekliği, tempo ve ritimdeki varyasyonlara toplu olarak atıfta bulunur. Ayrıntılı bilgi için bk. Necip Üçok, Genel dilbilim: (lengüistik), Ankara U niversitesi Dil ve Tarih-Cog rafya Faku ltesi, Ankara, 1947, s. 126; David Crystal, A Dictionary of Linguistics and Phonetics (6th ed.), Blackwell Publishers, London, 2003, s. 393.

[6] “Müziksel eserlerde ritmik yapının en alt katmanını oluşturan ve eserin notalarında görülmemesine karşın, seslendirme sırasında hissettiğimiz ve istendiğinde (bazen de farkına bile varmaksızın) ayak vuruşu, el vuruşu ya da benzeri eşit aralıklı devinimlerle yansıttığımız kalp atışına benzeyen bölümlemeye (yine kalp atışından hareketle) atım denmektedir.” Ayrıntılı bilgi için bk. Adnan Atalay, “Müzik Eğitiminde Ölçü Gruplamaları ve Tanımlamalarına Yeni Bir Bakış”, 8.Ulusal Müzik Eğitimi Sempozyumu, Samsun, 2009, s. 1.

[7] CV-PM (CV per minute) olarak ifade edilecek bu değer, bir dakika içinde okunabilecek CV kalıbındaki ortalama kısa hece adedini i fade eder.

[8] Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı. https://kurul.diyanet.gov.tr/Personel/103/Davut-kaya (Erişim tarihi: 01.10.2020)

[9] Ayasofya-i Kebir Camii İmam-Hatibi.

[10] Tekvîr, 81/3-4, 6.

[11] Songül Karahasanoğlu, Elif Damla Yavuz, Müzikte Araştırma Yöntemleri, İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Yayınları, İstanbul, 2015, s. 10.

[12] İbrahim Enis, el-Esvatü’l-Lugaviyye, Mektebetü’n-Nehdati’l-Mısriyye, Kahire, ts., s. 87.

[13] Salman H. al-Ani, Arabic Phonology: An Accoustical and Physiological Investigation, Mouton, The Hague, 1970, s. 87.

[14] C bir ünsüz harfi ifade etmekte olup, Arapça kelimenin başındaki yani en sağdaki harfi ifade eder. C, V sıralaması bu şekildedir.

[15] Joan Mathilde Maling, The Theory of Classical Arabic Metrics, (Unpublished dissertation), MIT, Massachusetts, 1973, s. 18.

[16] Âyetlerin metinleri ve anlamları aşağıdaki internet ortamından alınmıştır. https://kuran.diyanet.gov.tr/mushaf/kuran-meal-2/tekvir-suresi-81/ayet-1/diyanet-isleri-baskanligi-meali 1

[17] “Ritim hareketlerin düzeni, metrik ise düzenli hareketlerin birbirleri ile olan zamansal ilişkisini kontrol edip, hareket içindeki müzikal cümlenin ritim bütünlüğünün ölçeni olarak düşünülebilir. Düzenlilik, tekrar ve eşitlik olarak metre genelleştirilebilir, mekanik, dışavurumsal olarak nötr ve kendisi büyük oranda karakterden yoksun olmasına rağmen, ritim kendi özelliğini ve ifadesini yaratmak için ölçüyü kullanabilir. Buradan hareketle metre (ölçen) ve ritim arasındaki ayrım, soyut ve somut olarak kabul edilebilir.” Detaylı bilgi için bk. Christopher Hasty, Meter as Rhythm, Oxford University Press, New York, 1997, s. 4.

[18] https://www.youtube.com/watch?v=Af1nhD5f2gM (Erişim tarihi: 10.10.2020)

[19] Görsel karmaşıklığa engel olmak için kısa ve uzun hece ortalama değerleri “ondalık basamak sayısı 2” olarak, uzun hece-kısa hece oranı değerleri ise “ondalık basamak sayısı 1” olarak ayarlanmıştır. Dolayısıyla sayısal değerlerin tutarsız gibi görünmesi (0,47/0,24=2 gibi), esasen yazılımın sayısal değerleri ayarlamalar doğrultusunda yakın onluk veya yüzlüğe yuvarlaması sebebiyledir. İşlem veya veri işleme hatası bulunmamaktadır.

[20] https://www.youtube.com/watch?v=xhFAD8jx_8E (Erişim tarihi: 10.10.2020)