Ramazan Ayında Bir Düşünüre Sormuşlar…

Ramazan Ayında Bir Düşünüre Sormuşlar…

Akademik Akıl yazarlarından Prof. Dr. Hikmet Akgül‘ün köşe yazısı; 

Bir düşünüre sormuşlar: “Hayat nedir?” diye.

Düşünür hemen cevap vermemiş. Başını öne eğmiş, tüm hayatını bir film şeridi izler gibi yavaşça başını kaldırarak cevap vermiş:

Hayat inançla başlayan, cihatla/çalışma ile süslenen ve ölümle devam eden bir seyahattir.

Seyahatin sonunda, insanın hayatının hesabını vererek hedeflediği mekâna ulaşmaktır.

Dünyada yapıp ettikleri cihat/icraat kapsamına girer ve tüm ayrıntıları ile ibadettir.

Hayat iman, ilkelere itaat, istişare, icraat ve istikrar kavramlarının şekillendirdiği bir bütünsellik içinde seyahat etme donanımına sahipse, hedefe kilitlenme başarıyı getirecektir.

Osmanlı bu hedefe ulaşma başarısını emanet, ehliyet, adalet, meşveret ve merhamet kavramlarını yaşam biçimine dönüştüren bir felsefeyle gerçekleştirmiştir.

Kur’an insanoğlunu tevhit, vahdet ve adalet kavramları kapsamında bir hayat biçimine taşımanın formüllerini hatırlatıyor.

Bireysel olarak tevhit, toplumsal olarak vahdet ve yönetim olarak adalet yapılanmaları bağlamında bütünselliği gerçekleştirmemizi vurguluyor.

İnsanların ve milletlerin hayatında evrensel ahlak ilkelerinin yaşam biçimine dönüştürülmesi, evrensel insan haklarının korunması ve evrensel adaletin uygulanması insanları yönetmeye talip olan her bireyin dünya görüşünü belirlemelidir.

Bulunduğumuz zaman diliminde bu adı geçen kavramların yozlaştırılması, yok sayılması, bağlamından koparılması nedeniyle oluşan çağdaş kaosun evrenin işleyişine uygun hale evrilmesini sağlayacak imar, inşa, ıslah ve ihya kavramları kapsamında, yeniden evrensel medeniyet adına yeni bir öncü kadroya teslim edilmelidir.

Medeniyetin evrenselliğini şekillendiren, medeniyetin gelişmesinin temel ilkelerini belirleyen bilim, sanat ve dinin evrensel ilkelerine göre harekete geçen ve toplumu yeniden yapılandırma sürecini başlatan çağdaş bir hareketin kaçınılmaz olduğunu bilmeliyiz.

Bilim üretmeden tarih boyunca hiçbir toplum gelişmemiştir ve bilimsel yapılanmayı İNŞA edememiştir.

Sanat ve zanaat üretmeden hiçbir toplum İMAR olayında başarılı olamamıştır.

Yaratıcının diniyle insanların dinlerinin ayırdına varamamış hiçbir toplum İSLAH olmamıştır.

Ve medeni olamayan hiçbir toplum İHYA olamamıştır.

Yolumuz aydınlık olsun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir